Ailelerin Yaşadığı Duyguların Bağımlılık Sürecine Etkisi Ve Ailelerin Yapabilecekleri

Bağımlılık, döngü hâlinde tekrar eden bir beyin hastalığıdır ve yaşam boyu devam eder. Bağımlılık, sadece bireyin sorunu değil, tüm aileyi etkileyen bir sorundur. Bağımlılık bir aile hastalığıdır. Bağımlılığın ortaya çıkması ve devam etmesinde ailenin etkin bir payı yer alır. Bunun nedeni; bağımlılıktan yalnızca bireyin etkilenmemesi, aile üyelerinin de fiziksel ve ruhsal yönden olumsuz biçimde etkilenmesidir. Bu sebeple bağımlılık aynı zamanda bir aile hastalığı olarak tanımlanır.

Bağımlılığın öğrenilmesinin ardından ailelerde oluşan duygular şaşkınlık ve panik, şikâyet etme ve kendine acıma, öfke, utanç, üzüntü ve korku, işe yaramazlık hissi ve ümitsizlik, iğrenme, beklenti kaygısı ve aşırı iyimserlik şeklindedir. Bu yazıda, ailede oluşan duyguların bağımlılık sürecine etkisini inceleyeceğiz ve bu problemlerle mücadele için öneriler sunacağız.

Şaşkınlık ve Panik

Şikâyet Etme ve Kendine Acıma

Öfke

  • Bağımlılık, aile üyelerinde öfke, sitem ve çaresizlik duygularına yol açar. Bu duygular hem bağımlıya hem de aileye zarar verir. Öfkeyle başa çıkmak ve destek almak önemlidir. Ailenin öfkeyi fark etmesi ve öfkeyle başa çıkma becerilerini geliştirmesi önemlidir. YEDAM, aile görüşmeleri kapsamında, ailelerde bağımlılık sürecini etkileyen duyguların farkındalığını ve duygusal düzenleme becerilerini geliştirmeye odaklanan bir hizmet vermektedir. Bu hizmet, klinik psikologlar eşliğinde sadece aile üyelerinin bağımlılıkla mücadele eden bireye olan desteklerini artırmayı değil, aynı zamanda aile içi dinamikleri ve iletişimi de geliştirmeyi amaçlamaktadır. Gerekli durumlarda, verilen hizmet kapsamında aile ruhsal destek görüşmesi de sunulmaktadır.

Utanç

Üzüntü ve Korku

  • Evladının bağımlılık sorunu ile karşı karşıya kalması, ailede derin ve kalıcı üzüntü ve endişe duygularına yol açar. Bu duygular, gözyaşlarına boğulma, zihinsel dağınıklık, uyku düzeninin bozulması ve sosyal yaşamdan kopma gibi belirtilerle kendini gösterir. Ebeveynler, "Nerededir?", "Ne yapmaktadır?", "Yine madde kullanmış mıdır?", "Ya başına bir şey gelirse?" gibi sorularla sürekli bir tedirginlik ve kaygı içinde yaşarlar. Ailenin aşırı koruyucu yaklaşımı bağımlılığın oluşmasına neden olmaktadır.

İşe Yaramazlık Hissi ve Ümitsizlik

  • Evlatlarının bağımlılığından kurtulmak için birçok yol deneyen aileler, umutsuzluk ve çaresizlik duygularına kapılır. Psikolojik danışmanlık ve aile terapisi gibi çözümlere olan inançları sarsılır ve umut ışığı söner. Bu duygusal tepkiler ve yardımdan kaçınma eğilimi, sorunu çıkmaza sürüklemekten başka bir işe yaramaz.

İğrenme

  • Bağımlılığın aile üzerindeki ilk etkisi, iğrenme duygusudur.  Ebeveynlerin çocuklarının madde kullanımıyla ilişkili olumsuz sonuçlara maruz kalması, iğrenme duygularının şiddetlenmesine katkıda bulunabilir. Ailenin iğrenmesi, çocuğun varlığını değil, maddenin yarattığı yıkımı ve çöküşü hedef alır.

Beklenti Kaygısı ve Aşırı İyimserlik

  • Bağımlı yakınlarının tedavisinde, aileler genellikle mucizevi bir iyileşme ve aniden düzelme beklentisine kapılır. Bu durum, uzun süredir bağımlılık süreci içinde olan ailelerin endişe ve korkuları daha da artırır. Aile bireyleri, tekrarlama ve pes etme olasılığından çekinirler. Olumsuz duygusal dalgalanmalar, tedavi sürecini olumsuz etkiler ve morali bozulduğu zamanlarda daha da yoğunlaşarak iyileşme ve tekrar tedaviye başlamayı zorlaştırır. Aile bireylerine bilgilendirme ve teşvik edici görüşmeler sunulması kritik önem taşır.

Bağımlılık, sadece bireyi değil, tüm aileyi etkileyen bir beyin hastalığıdır. Bu zorlu süreçte ailenin desteği ve katılımı, bağımlı bireyin iyileşme şansını önemli ölçüde artırır. Ailenin rolü, sadece sevgi ve destek sunmakla sınırlı değildir. Aile üyeleri, kendi davranışlarını da gözden geçirerek ve gerekli değişiklikleri yaparak iyileşme sürecine katkıda bulunabilirler.

  • Profesyonel yardım alın: Uzman desteği, ebeveynlerin bu zorlu süreci daha kolay bir şekilde yönetmelerine ve çocuklarıyla daha sağlıklı ilişkiler kurmalarına yardımcı olacaktır. Bağımlılık sorunu ile mücadele eden bireyler ve aileleri, uzman desteği almak için YEDAM'a başvurabilirler. YEDAM, bağımlılıkla mücadelede multidisipliner bir yaklaşım benimsemekte ve uzman bir ekip tarafından hizmet sunmaktadır. Bu ekip, klinik psikologlar, sosyal hizmet uzmanları ve halkla ilişkiler uzmanlarından oluşmaktadır.
  • Bilgilenin: Duygular ile başa çıkmak ve destek almak önemlidir. Ailenin işlevsiz duyguları fark etmesi ve başa çıkma becerilerini geliştirmesi adına bilgi alması önemlidir. YEDAM, ailelerin işlevsiz duygularının farkına varmalarına ve başa çıkma becerilerini geliştirmelerine yardımcı olmak için aile görüşmeleri hizmeti sunmaktadır. Bu hizmet kapsamında, aile üyeleri ile aile görüşmesi, aile ruhsal destek görüşmesi ve aile grup terapileri yürütülmektedir. YEDAM'ın aile görüşmeleri, aile üyelerinin iletişim becerilerini geliştirmelerine, çatışmaları çözmelerine ve aile işlevini iyileştirmelerine yardımcı olmaktadır. YEDAM'ın aile görüşmelerine katılmak için 115 danışman hattından bilgi alabilirsiniz.
  • Destek gruplarına katılın: Benzer deneyimler yaşamış diğer ailelerle bir araya gelerek duygularını paylaşması ve gerekli yardımı alması, sorunun çözümüne giden anahtarı oluşturacaktır. YEDAM, bağımlılıkla mücadelede ailenin önemini vurgulayarak aile grup terapisi hizmeti sunmaktadır. Bu hizmet kapsamında, bağımlılığa sahip bireylerin yakınlarına yönelik bilgi ve beceri geliştirme çalışmaları yürütülmektedir.
  • Kendiniz için destek alın: Bu duygularla yüzleşebilmek ve tedavi süreci boyunca nasıl davranacaklarını öğrenmeleri iyileşme sürecini hızlandıracaktır.

Rabia ADIGÜZEL
Klinik Psikolog

KAYNAKÇA

Mermer, D. Ebeveyn Tutumlarının Madde Bağımlılığı İle Olan İlişkisi. Sosyal Hizmet,18.

Ögel, K. Yeşilay Yayınları. (2018). 101 Soruda Bağımlılık. 2. Baskı, İstanbul.

Öztürk, M., Ögel, K., Evren, C., & Bilici, R. (2019). Bağımlılık, Tanı, Tedavi, Önleme. Yeşilay Yayınları.

Şimşek, M., Fatihcan, Ö. N. C. Ü., & Kabil, M. (2020). Bağımlılıkta Eş Bağımlılık Faktörü (BEŞF) Ölçeği'nin geçerlik ve güvenilirlik çalışması. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 12, 268-280.

PAYLAŞ