E - RANDEVU

Randevumu sistem üzerinden kendim almak istiyorum.

RANDEVU AL

Randevumu talebim için aranmak istiyorum.


Lütfen bekleyiniz.. * işaretli alanlar boş bırakılamaz. * işaretli alanlar boş bırakılamaz. Formunuz başarılı bir şekilde gönderilmiştir. Hata oluştu lütfen tekrar deneyiniz.

Stigma ve Bağımlılık

Stigma Nedir?
Stigma kavramının kökeni Yunanca olup suç işleyen bireylerin bedenlerinde var olan iz, damga, işaret ve kara leke anlamlarını taşımaktadır. Stigmatizasyon ise bireye ya da gruba yapılan damgalamadır, birey ve grup hakkındaki klişeleri, ön yargıları ve bireye, gruba yönelik ayrımcılığı içerir. Bu bir gruba yönelik düşünceler, duygular ve davranışlardan oluşabilir. HIV ile yaşayanlar, alkol ve madde bağımlıları, bazı fiziksel ve ruhsal hastalıklara sahip olan bireyler stigma ile karşılaşan gruplardır.

Bağımlılık ve Stigmatizasyon
Alkol ve madde bağımlılığı dünyada ve ülkemizde giderek artan; ailevi, sosyal ve ekonomik zararlara yol açan bir toplum sağlığı sorunudur. Damgalama bağımlı kişilerin sosyal ve psikolojik iyiliği açısından ciddi olumsuz sonuçlar doğuran bir sorun olup, bağımlılığın tedavisinde önemli bir engel teşkil etmektedir.  Damgalanan bağımlılar aileleriyle ve toplumla temaslarını kaybetmekte ve bu durum bağımlılığın sürmesine katkıda bulunan yalnızlık ile sonuçlanmaktadır. Bağımlılar ayrımcılığa maruz kalma baskısı ile sorunu dile getirmemekte ve tedavi arayışına girmemektedir. 

Ayrıca bireylerin toplumun kendilerine yönelik olumsuz görüşlerini içselleştirmesine, öfke ve umutsuzluk gibi olumsuz duyguların artmasına neden olur. Kendini damgalama olarak anılan bu durum sosyal işlevlerini kaybetme, meslek edinememe, bir işte çalışamama ile karşı karşıya bırakır.

Kimler damgalar ve kimler damgalanır?
Madde bağımlılığının diğer sağlık sorunlarına göre daha fazla damgalandığı bulunmuştur. Madde bağımlıları arasında ise kadın bağımlılar, damar yolu ile madde kullananlar, yaşlılar ve genç yetişkinler daha fazla damgalanmaktadır.

Bir çok insan barınma, istihdam ve sigorta politikaları dahil olmak üzere madde bağımlılarına yarar sağlayan politikaları desteklememektedir. Toplumda aile, komşular, işverenler, iş arkadaşları ve sağlık çalışanları damgalayan gruplardır. Bir çalışmada bağımlılar en fazla aile, arkadaş ve sağlık çalışanları tarafından damgalandığını bildirmiştir. Örneklemlerinin% 75.2'si, uyuşturucu kullanımı nedeniyle aileleri tarafından ayrımcılığa maruz kaldığını bildirmiştir.

Alkol ve madde bağımlılığının tedavisinde yer alan sağlık çalışanlarının bağımlıyı damgalaması özellikle öne çıkan bir sorundur. Örneğin, uyuşturucu kullanımını "kontrol edilebilir" olarak gören sağlık çalışanlarının, damar yolu ile uyuşturucu kullanıcılarına karşı daha fazla önyargılı tutumlarının olduğu bulunmuştur.

Araştırmalarda bazı sağlık çalışanlarının, bağımlı kişilerle çalışma konusunda rahatsızlık duydukları ve böylece tarafsız ve ihtiyaç duyulan yardımları sağlama becerilerini kısıtladıkları bulunmuştur. Tedavi merkezlerindeki çalışanlar bağımlıların sakinleştirici ve ağrı kesici ilaçlar almak için yalan söylediklerini ve güvenilmez olduklarını düşünmektedir. Bu durum yardıma muhtaç olan kişiye yaklaşımlarını etkileyebilmekte ve bağımlı bireylerin tedavi aramasını engelleyebilmektedir.

Neden Damgalarlar?
Bağımlılık çoğu zaman bir sağlık sorunu olmaktan ziyade, ahlaki ve hukuki bir konu olarak ele alınmaktadır. Bu özellikle yasadışı maddeler için geçerlidir. Belirli maddeleri (örn. Eroin) kullanmak, sadece sosyal olarak onaylanmamakla ve ahlaki olarak kınanmakla kalmamakta, aynı zamanda toplum bu tür davranışları suç olarak tanımlamaktadır. Bağımlı kişilerin kötü, tehlikeli, toplum kurallarına uymayan, sapkın kişiler olduğu düşünülmektedir.  Bu durum damgalamayı şiddetlendirmektedir. Belli davranışlarla (örneğin hamilelik sırasında madde kullanımı) ve gruplarla (örneğin damar yolu ile uyuşturucu kullanıcıları) ilgili damgalama yaygın bir şekilde kabul görmekte ve politikalara dahil edilmektedir (örneğin ceza hukuku). 

Bağımlılığın bir beyin hastalığı ve kronik bir hastalık olduğu konusunda çok fazla kanıt olmasına rağmen, bağımlılık hala bir tercih meselesi olarak görülmektedir.  Ne yazık ki dünyadaki birçok insan bağımlılığın bir irade meselesi ve davranışsal sorun olduğuna inanmaya devam etmektedir. Bu bilinçsizlik, yanlış ve yetersiz bilgiye sahip olma damgalamayı sürdürmektedir. Bağımlıların iyileşmeleri için alması gereken tedaviyi almasını engelleyen ezici bir utanç ve suçluluk duygusu yaratabilmektedir.

Ne yapmalıyız?
Bağımlılık alanında çalışan profesyoneller olarak, gerek halk arasında gerekse uzmanlar arasında tedavinin önündeki bu engeli kırmak bizim sorumluluğumuzdur. Toplum bağımlılığın gelişiminde psikolojik, biyolojik, sosyokültürel, kalıtımsal birçok faktörün yer alabileceği konusunda bilinçlendirilmeli, zayıf iradeli kişilerin bağımlı olduğu yönündeki yanlış bilgi düzeltilmelidir. Herkesin bağımlı olabileceği anlatılmalı, bağımlı kişilerin sözlerine güvenilmeyen, kötü, çevresine zarar veren kişiler olduğu yönündeki çarpık algı değiştirilmelidir. Bu soruna sahip bireylerin farklı eğitim durumlarına, ekonomik seviyelere ve kültürel arka planlara sahip olabileceği topluma duyurulmalıdır.

Ayrıca ülkemizde tıp, hemşirelik, psikoloji, sosyal hizmet eğitimlerinin gözden geçirilmesi sağlanmalı, öğrencilerin bağımlılık kavramını anlamasına önem verilmelidir. Öğretmenler, basın mensupları, din adamları, muhtarlar ve polislerin de bilinçlendirilmesi için çalışılmalıdır.

Yukarıdaki bilgilerden de anlaşılacağı üzere ailelerin ve toplumun yapılabileceği en yararlı şey bağımlılığın doğasını anlayıp, bağımlı bireylere özveriyle yaklaşmaktır. Kullandıkları maddelerin tesiriyle zaten toplumdan ve sosyal yaşamlarından soyutlanmış bir şekilde yaşamlarını sürdüren bağımlı kişileri topluma yeniden kazandırmak için onları eleştirmemeli ve yargılamamalıyız.

Psikolog Aylin IŞIK

 

Kaynaklar

Livingston, J. D., Milne, T., Fang, M. L., Amari, E. (2012). The effectiveness of interventions for reducing stigma related to substance use disorders: a systematic review. Addiction (Abingdon, England)107(1), 39-50.  

Earnshaw, V., Smith, L., Copenhaver, M. (2012). Drug Addiction Stigma in the Context of Methadone Maintenance Therapy: An Investigation into Understudied Sources of Stigma. International journal of mental health and addiction11(1), 110-122.

Arıkan, Z., Genç, Y., Etik, Ç., Aslan, S., Parlak, İ. (2014) Stigmatization of the Patients and Their Relatives in Alcohol and Other Substance Dependencies, Journal of Dependence, 5(2).

Gyawali, S., Sarkar, S., Balhara, Y.P.S., Kumar, S., Patil, V., Singh, S. (2018) Perceived stigma and its correlates among treatment seeking alcohol and opioid users at a tertiary care centre in India, Asian J Psychiatr, 37(2), 34-37.  

PAYLAŞ