Alkol Bağımlılığı

Alkol kullanımının bir kişide problem haline geldiğini ne zaman söyleyebiliriz?

Eğer kişi alkol aldığında daha sonradan pişman olacağı, yapmak istemediği, kendisini zora sokacak şeyler yapıyorsa; sabah kalktığında o kadar çok içtiğinden dolayı pişman oluyor ama daha sonra tekrar bunu yapıyorsa; alkol alımı o kişinin sosyal, ailevi ilişkilerini bir derece etkilemişse; aile bireyleri ya da çevresindeki kişiler o kişinin alkol almasından şikâyetçi oluyorlarsa, ortada bir sorun var demektir.

Alkolün zararı konusunda karşımıza tek çıkan sorun bağımlılık mıdır?

Bazı insanlar “bağımlı olmadıktan sonra alkol bana bir zarar vermez” diye düşünür. Bu doğru değildir. Bağımlılık alkolün yol açabileceği zararlardan sadece bir tanesidir. Bunun dışında, mesela alkolik olmayan, ara sıra alkol alan bir kişi de alkollüyken kaza yapabilir, alkollüyken kavgalara karışabilir, alkolsüzken yapmayacağı bir takım şeyler yapabilir. Çünkü alkol kişinin otokontrolünü zayıflatır ve muhakemesini bozar. Öte yandan araştırmalar ara sıra da olsa içilen fazla miktarda alkolün özellikle de genç bir insanın beyin gelişimini olumsuz etkilediğini, hafızasını, öğrenme kapasitesini bozduğunu gösteriyor. Nörolojik gelişimlerinin devam ettiği bir süreçte nörotoksik, yani sinir siteminin direkt olarak zehirleyici etkisi olan bir maddenin genç insanlar üzerinde kalıcı zararları var. Son olarak alkolik siroz, alkolik hepatit dediğimiz kavramlar var. Bunlar bazen alkolizme bağlı hepatit, siroz veya pankreatit gibi anlaşılıyor. Oysa bunlar alkolizme bağlı değil, alkole bağlı demektir. Bir kişi çok alkol içip alkolik olmasa, alkole bağlı bir takım davranışsal sorunlar, ailevi problemler, mesleki güçlükler yaşamıyor olsa bile fazla alkol alımına bağlı hepatit, siroz ya da pankreatit geçirebilir.

Arkadaşım/öğrencim alkol bağımlısı. Ne yapmalıyım?

Eğer yakınımızdaki bir kişinin alkol sorunu varsa o kişiyi “sen alkoliksin, tedavi olmalısın” diye ikna etmeye çalışarak genellikle bir yere varamayız. Çünkü tartışma hep, alkoliksin-değilim şeklinde kilitlenir. Genellemeler yaparak, “bak, sen böyle içersen sonra şöyle olursun” tarzında değil, bunun yerine ortada yaşanan somut sorunlar üzerinde durarak “bak, dün akşam içtiğinde şunlar şunlar oldu, bir hafta-bir ay önce de şunlar olmuştu” veya “birkaç hafta önce de ben böyle içmemeliyim demiştin, söz vermiştin biz en iyisi bu konuda bir yardım alalım” şeklinde bir yaklaşım içinde olunmalıdır. Yani olabileceklerle korkutmak değil de olan problemleri objektif bir şekilde ortaya koymak, damgalamadan, o kişiyi yargılamadan destek olacak şekilde tedaviye yönlendirme yapmak gerekir.

Alkol bağımlısı bireyin tedavisi, sadece bireyin isteğiyle mi yapılmalıdır?

Bağımlılık tedavisinde bireyin isteği, motivasyonu tabi ki önemlidir. Ancak bunu sağlamak için çevrenin tutumları da önemlidir. En sık yapılan hata şudur: Kişinin çevresindekileri ya da ailesi o kişinin alkol ya da uyuşturucu kullanımına bağlı olarak yaşadığı sorunları kapatırlar, telafi ederler, o kişinin arkasını toplarlar. Daha sonra da ona “içme, kullanma” derler. Böyle bir durumda, o kişi keyfini yaşıyor, diğer kişiler de kahrını çekiyordur. Bu tip bir durumda o kişi alkol ya da madde kullanmayı bırakmak istemez. O nedenle bu durumdaki kişilerin alkol ya da madde kullanımının olumsuz sonuçlarıyla direkt olarak yüzleşmesine izin vermek gerekir. Örneğin alkol alan birisi dışarılarda sızıyor, onu evine yakınları getiriyor, oraya buraya kusuyor ve sabah o kişi bunları doğru düzgün hatırlamıyor bile. Ve çevresindekiler sürekli “alkolü bırak” diyorlarsa bu genellikle faydalı olmaz. Ama onun yerine, bu türden şeyler başına geldiği zaman kızmadan, darılmadan, o kişiye bağırmadan, önceden söyleyerek, “bak sen bunu, bunları yaşıyorsun ve biz de hep arkanı toparlıyoruz, sana kızmadan söylüyoruz, bak bu senin sorumluluğun, eğer böyle bir şey olursa bir daha bunu yapamayacağız” diyerek ve bu kaç kere tekrar ederse etsin bu kararlılığı sürdürerek o kişinin değişmeye motive olmasını sağlayabilirler.

Emzirme dönemindeki bazı annelerimizin süt yaptığı gerekçesiyle alkolsüz bira tükettiği biliniyor. Bu gerekçe doğru mudur?

Alkollü ya da alkolsüz biranın kadınlarda sütü arttırdığı bir mittir. Kadınların emzirme döneminde sütlerinin artması için bol sıvı almaları yeterlidir. Bunun herhangi bir içki olmasına gerek yoktur. Emzikli annelerin az miktarda bile olsa alkol almamaları tavsiye edilir. Çünkü bu alkol süte karışır ve çocuğun karaciğerine, sinir sisteminin gelişimine çok büyük zararları olur.

Alkol gıdaların sindirilmesinde faydalı mıdır?

Tam tersine, alkol sindirimi zorlaştırır. Çünkü midede mukus salınımını artırır. Mide duvarını tahriş eder ve bu şekilde kişinin sindirimini zorlaştırır. Bu bütün içki çeşitleri için de geçerlidir.

Alkol kalbe iyi gelir mi?

Az miktarda şarap almanın kalbe iyi geldiği şeklinde çok yaygın bir yanlış kanaat var. Bunun doğru olmadığını gösteren pek çok güvenilir araştırma vardır. Bilimsel olarak bu henüz fikir birliğine varılmış bir konu değildir. Ancak şu kesindir ki artan miktarlarda alkol, kalp rahatsızlıklarını artırmakta ve kalp hastalığı olanlarda hastalıklarının daha kötü seyretmesine neden olmaktadır. Özellikle artan dozlarda alkol kardiyomiyopatiye, hipertansiyona ve ani ölümlere neden olabilmektedir.

Alkol tansiyonu düşürür mü?

Alkolün yüksek tansiyonu düşürmede yardımcı olacağı düşüncesi çok yanlıştır. Son yıllardaki çalışmalar, az miktarda alkolün bile tansiyonu yükselttiğini gösteriyor. Hele hele uzun süreli, sık ve fazla miktarda alınan alkolün başlı başına yüksek tansiyona neden olduğu bilinmektedir.

Alkollü içecekler vücudu ısıtır mı?

Alkollü içecekler kan damarlarının genişlemesine ve dolayısıyla vücutta ısı kaybına neden olur. Ve kişiler soğukta kaldıklarında bu ısı kaybından dolayı donmaya maruz kalabilirler.

Bira böbrek taşını düşürür mü?

Bira böbrek taşını düşürmez. Biranın diüretik, yani idrar söktürücü bir etkisi vardır. Ancak bu bütün sıvılar için geçerlidir. Fazla miktarda sıvı alındığında çıkan idrar miktarı da artar. Bunun için bira almaya gerek yoktur. Hatta bira ödeme ve idrar yollarının etrafında şişmeye neden olarak idrar yollarının boşalmasını daha da zorlaştırır. O yüzden böbrek taşı olan kişilere tavsiye etmek doğru değildir.

Alkolün cinsel hayata etkisi nasıldır?

Artan miktarlarda alınan alkol, kişinin hem cinsel isteğini azaltır hem de özellikle erkeklerde cinsel performansı düşürür. Bu hem uyarılma hem de sertleşme için geçerlidir.

Son yapılan yasal düzenlemeler alkol bağımlılığını azaltmada etkili oldu mu?

Yeni yapılan yasal düzenleme ile 2013 Haziran’da kabul edilen yasal düzenleme ile mutlaka alkol tüketiminde azalmaya yol açacak veya en azından artışına engel olacak bir düzenleme yapıldı.

Bugün baktığımızda modern dünyada uygulanan alkol ile ilgili politikaların önemli bir kısmının bu düzenlemenin içinde yer aldığını görüyoruz. Ancak bu düzenleme hala yeterli değildir ve modern dünyada bizim mevcut düzenlememizden daha ileri alkol kısıtları bulunmaktadır. Bizim beklentimiz bu düzenleme ile alkol tüketiminin bir miktar kontrol altına alınmasıdır. Henüz 2014 istatistikleri yayınlanmamakla beraber 2012 ve 2013’teki TÜİK istatistiklerine baktığımız zaman hane halkı alkol ve sigara tüketimini sabit kaldığını görüyoruz bu da bizim için bir beklenti, umut oluşturuyor.

2013 Haziranında yapılan alkol düzenlemesi modern dünyadaki kısıtlamaların alkol ile ilgili kısıtlamaların bir çoğunun ülkemize getirildiğini söylemiştik. Fakat bu batıdaki uygulamalara baktığımızda birçok ülkede daha ötesinde sınırlamalar görüyoruz. Mesela Fransa’da kamuya açık alanda alkol alamazsınız, hiçbir alkol firması reklam gerek yazılı gerekse görsel medyada reklam veremez. Ve hiçbir alkol firması alkol ile ilgili bir çalışma öğrenci hareketlerinin içinde olamaz gençlik hareketlerinin içinde olamaz. Bunun gibi Amerika’da baktığınız zaman 18 yaşında birçok eyalette de 21 yaşından önce alkollü içkilerin satılmasına izin verilmez. Gene Finlandiya’da olsun Litvanya’da olsun birçok ülkede alkol satışları özellikle % 4,5’un üzerinde sert olarak kabul edilen miktarda alkol içeren alkollü içki satışları ancak devlet tarafından oluşturulmuş konuyla ilgili özel mağazalarda satılır, marketlerde satılmasına izin verilmez. Gene alkol satışıyla ilgili biliyorsunuz ülkemizdeki düzenlemede 22.00’den sonra alkol satışı yasaklanıyor. Burada karıştırmamak lazım restoranlarda veya açık olarak alkol servisi yapılan yerlerde 22.00’den sonra servis devam edebiliyor sadece satışı yasak yine modern birçok ülkede baktığımız zaman 22.00’de veya daha önceki saatlerde alkol satışının yasaklandığını görüyoruz.

Yeşilay alkol bağımlılığıyla mücadelede ne gibi çalışmalar yapmaktadır?

Bilindiği gibi Yeşilay’ın asıl kuruluşu 1920 yılında işgal güçlerince dağıtılan ücretsiz, gençliğin direniş hareketini kırmak üzere işgal güçlerince dağıtılan ücretsiz alkole karşı başlatılan bir çalışmayla Yeşilay neşvü neva buluyor hayata geçiyor. Bugün bağımlılıklara karşı çalışan Yeşilay’ın bağımlılıklara karşı mücadele veren Yeşilay’ın önemli çalışma alanlarından birisi alkol. Bu konuyla ilgili 2013 senesinde uluslararası olarak düzenlediğimiz bir alkol sempozyumu var. Bu sempozyuma Dünya Sağlık Örgütü Başkanı Sayın Margaret Chan de katılmıştı. Bu toplantımız dünyada ses getiren bir toplantı oldu. 60 ülkeden 5’i sağlık bakanı düzeyinde olmak üzere 1200 katılımcı toplantımızda bulundu ve bu toplantının sonucunda da bir İstanbul deklarasyonu yayınlandı. Tabi çalışmalarımız bununla sınırlı değil. Bizim başlattığımız Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı var. Bu yıl itibari ile 2015 itibari ile 20 milyon öğrenciye ulaşmasını hedeflediğimiz bir eğitim programı. Bunun içinde önemli konulardan bir tanesi de alkol. Bu konuda da öğrencilerimize bilgilendirme yapmış olacağız.

Türkiye Alkol Politikaları Platformu ne zaman kuruldu ve ne gibi çalışmalar yapmaktadır?

Yeşilay’ın alkol ile ilgili mücadelelerinden bir tanesi de Türkiye Alkol Platformunun kuruluşuna öncülük etmesidir. Alkol Politikaları Platformu (TAPP) 2013 yılında kuruldu. Amacı bu konu ile ilgili olan alkol politikalarıyla ilgili olan sivil toplum kuruluşlarını ve resmi kuruluşları bir araya getirerek ülkemizdeki alkol ile ilgili mevzuatı gerek yurtdışı mevzuatın izlenmesi gerek halk sağlığı politikalarının izlenmesi suretiyle mevzuata önerilerde bulunmak, mevzuatın bilimselliğe uygunluğunu takip etmek, bununla ilgili araştırmalar, tanıtımlar yapmak Türkiye Alkol Politikaları Platformu’nun görevi.

Türkiye Alkol Politikaları Platformu esas olarak sivil toplum kuruluşlarının, derneklerin oluşturduğu bir platform. Fakat içinde konu ile ilgili resmi kuruluşlar da yer alıyorlar. Resmi kuruluşlar sadece gözlemci statüsündeler. Seçme ve seçilme hakları yok. Şu anda 50’nin üzerinde sivil toplum kuruluşu üyemiz olarak gerek sağlık gerek eğitim vb. derneklerden 50’nin üzerinde üyemiz var. Hedefimiz bunu daha yüksek sayıya çekmek ve alkol politikaları ile ilgili çalışmalar yapmak.